Ramazan ayı, müminler için bir "manevi yenilenme" ve nefis terbiyesi mektebidir. Kur'an'ın indirildiği, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi'nin gizlendiği, rahmet ve mağfiretin sel gibi aktığı bu mübarek ay, mü'min için bir fırsat kapısıdır.
Ramazan, sadece açlık ve susuzlukla sınanılan bir ay değildir; aynı zamanda ruhun arındığı, kalbin yumuşadığı, toplumun dayanışma ve paylaşma bilincinin zirveye çıktığı mübarek bir zaman dilimidir.
Bu mübarek ayı hakkıyla ihya etmek, sadece gündüzleri aç kalmak değil, nefis ve ruh muhasebesi yaparak gönül dünyamızı diriltmektir.
Yüce Rabbimiz bu ayın kıymetini şöyle bildirir:
“Ramazan ayı ki, insanlara yol gösterici, doğruyu ve yanlışı ayırt edici olarak Kur’an o ayda indirilmiştir.” (Bakara, 2/185)
Sevgili Peygamberimiz ﷺ buyurur:
“Ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” (Buhârî, Savm 5; Müslim, Sıyâm 1)
Bu hadis, Ramazan’ın ilahi ikramlarla dolu bir rahmet mevsimi olduğunu göstermektedir. Günahın karanlığı azalır, iyiliğin ışığı artar. Yeter ki insan bu fırsatı değerlendirebilsin.
“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, İman 28)
Demek ki Ramazan, bir arınma kapısıdır.
Ramazan’ı Nasıl İhyâ Edelim?
Ramazan’ı ihya etmek; onu diri geçirmek, ruhunu yaşamak demektir. Ramazanı ihya etmek için şu hususlara dikkat etmemiz lazım:
1- Kur’an ile Buluşmak
Ramazan Kur’an ayıdır. Her gün düzenli tilavet, mümkünse mukabele, anlamını okuma ve tefekkür… Sadece dudaklarımız değil, kalbimiz de okusun.
2-Namazı Derinleştirmek
Farzlara titizlik, teravih namazına devam ve özellikle teheccüdle geceyi diriltmek… Teravih sadece bir gelenek değil, Ramazan gecelerinin ruhudur.
3-İnfak ve Paylaşma
Ramazan paylaşma ayıdır. Zekât, fitre, sadaka… Yoksulun sofrasında bir tebessüm olmak, Ramazan’ı toplumsal bir rahmete dönüştürür. Aç kalmanın hikmeti, açın hâlini anlamaktır.
4-Ahlâkı Güzelleştirmek
Oruç sadece mideyi değil dili de tutmaktır.
“Oruç kalkandır. Sizden biri oruçlu olduğu gün kötü söz söylemesin, bağırıp çağırmasın.” (Buhârî, Savm 9)
Ramazan’da öfke azalmalı, merhamet artmalıdır. Kırgınlıklar bitmeli, gönüller birleşmelidir.
5-Aile ve toplumla birlik: İftar sofralarını paylaşmak, komşuluk ilişkilerini güçlendirmek.
6-Son On Gün ve İtikaf: Ramazan'ın son on günü, içinde Kadir Gecesi'ni barındırdığı için ayrı bir öneme sahiptir. Resulullah (s.a.v) bu günlerde ibadete daha çok sarılır, ailesini ibadet için uyandırır ve itikafa girerdi . Bizler de mümkünse itikafa girmeli, değilse evimizde bu günlerin manevi iklimine girerek tefekkür ve duayı artırmalıyız .
Ramazan, her yıl yeniden başlamaz; ömürden bir Ramazan daha eksilir. Bugün sağlıkla, imanla ve şuurla bu aya kavuşabilmek Allah'ın büyük bir lütfudur. Bu nedenle her anını boşa harcamamak, her gününü ibadetle, her gecesini dua ile doldurmak gerekir.
Ramazan, bir ay boyunca süren ibadetlerin ötesinde; kalpleri dirilten, toplumda kardeşliği yeniden inşa eden bir rahmet kapısıdır. Onu ihya etmek, sadece oruç tutmak değil; gönülleri onarmak, sevgiyi çoğaltmak, hayatımıza yeni bir yön vermektir. Ramazan’ın bereketi, bir ayla sınırlı kalmamalı; yılın geri kalanına da ışık tutmalıdır.
Ramazan bir "durup düşünme" vaktidir. Bu ayı bir alışkanlık olarak değil, bir farkındalık yolculuğu olarak görmeliyiz.

YORUMLAR