logoDin-Bir-Der Her Müslüman Dininin Görevlisidir.

.

Ana Menü

Kaynaklar


Anasayfa
Hoşgeldiniz
DinBirDer, Şube Başkanları toplantısını yaptı… PDF Yazdır e-Posta
BİLAL GÜLMEZ tarafından yazıldı   
Pazartesi, 27 Aralık 2010 12:54

 

Din Görevlileri Birliği Derneği'nin Şube Başkanları toplantısı Ankara'da yapıldı. Türkiye geneli şube çalışmalarına devam eden Din-Bir-Der, il başkanlarıyla toplanarak teşkilat çalışmaları ve yapılan faaliyetleriyle ilgili bilgi alındı. Toplantıya Milli Görüş Lideri ve Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'da katıldı.

Dernek 48 ildeki teşkilat çalışmalarını tamamladı. Gaziantep Şube Başkanı Ahmet Hayta'nın okuduğu Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda derneğin Genel Başkanı Abdullah Arslan bir konuşma yaptı. Arslan, Din-Bir-Der'in gayesini hizmetleri ve neler yapılması gerektiğini vurgulayarak, bir Hadisi Şerifi hatırlattı. Arslan, 'Ulemanın iyi olmasından toplumda iyi olacağını kötü olduklarında toplumunda kötüye gideceğinin' altını çizerek, "İyiliği emredip kötülü men etme görevinin önce yöneticilerdedir. Sonra toplumun önünde olan alimler imamlar da burada sorumludur" dedi. Toplantının öğleden önceki kısmı şube başkanlarının yaptığı faaliyetler dilek ve temenniler ile sona erdi.

Erbakan da katıldı


Din Görevlileri Birliği'nin aylık yaptığı olağan şube başkanları toplantısına Milli Görüş Lideri ve Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'da katıldı. Erbakan, yaptığı konuşmada, din görevlilerinin önemine değindi. Din görevlilerinin hizmetlerini yerine getirilmesi konusunda hassas davranması gerektiğini kaydeden Milli Görüş Lideri, bu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Programa katılan derneğin Genel Başkan Yardımcıları  Habib Düzcan, Yaşar Canbey, Muhittin Yıldırım, Nica Karataş, Ali Tokar ve Bilal Gülmez de derneğin çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

 

Son Güncelleme: Cuma, 25 Şubat 2011 13:40
 
İl Başkanları Ankara'da toplandı PDF Yazdır e-Posta
BİLAL GÜLMEZ tarafından yazıldı   
Pazartesi, 27 Aralık 2010 13:26
 

Din Görevlileri Birliği Derneği, İl Başkanları ve Şube Başkanları toplantısını Ankara'da gerçekleştirdi. Din-Bir-Der Genel Başkanı Abdullah Arslan, konuşmasında din görevlilerine eleştiriler getirdi. Arslan, günümüzde din görevlilerinin, görevlerini yeterince yerine getirmemesinden dolayı toplumun İslam'i anlayıştan giderek uzaklaştığını vurgulayarak, İslam'ın toplumda bütün olarak algılanmasında sorunlar yaşandığını söyledi.

 ESAM Konferans Salonu'nda düzenlenen toplantıya çok sayıda eski milletvekili ile derneğin şube başkanları iştirak etti. Din-Bir-Der Genel Başkanı Abdullah Arslan, yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. Arslan, 'Niçin Din-Bir-Der' diyerek başladığı konuşmasında derneğin amacı ve faaliyetleri hakkında kısa bilgiler verdi. Amaçlarının İslam dininin bir bütün olarak algılanmasını sağlamak olduğunu dile getiren Arslan, günümüzde din anlayışının yozlaşmasından yakındı. Arslan, "Gayemiz İslam dininin bir bütün olarak algılanmasını sağlamaktır" dedi.

Bunların bir derdi yok!

Arslan, günümüz din görevlilerine de eleştiriler getirerek, "Bunlar, İslam'ı bir bütün olarak anlatmak ferasetinde değiller. Birçok din görevlisi ve din önderi, düzen bu şekilde ağır aksak devam ederken yataklarında rahat uyuyorlar. Bunların bir dertleri yok" diye eleştiri de bulundu.

Günümüz İslam algısında yanlışların olduğunu da ifade eden Arslan, "Ben Müslüman'ım diyenler faiz ve haram gibi temel konularda dinin kurallarına uymak zorundadırlar. Ancak öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, bazı insanlar bu konularda farklı konuşmalar içerisine giriyorlar. Günümüz anlayışına göre hareket eden bazı önderler ise İslam'ı farklı yorumlamalar içerisinde televizyon kanallarından anlatıyorlar" dedi.

Türkiye'de Müslümanların inandıkları gibi yaşayamadığının altını da çizen Arslan, "Çünkü düzen faiz ve kumar düzeni. 40 milyon piyango biletinin satıldığı Müslüman bir ülkede yaşıyoruz. İnsanımız İslam'ın yeri ayrı, içkinin yeri ayrı diyecek duruma gelmiştir. Toplum giderek yanlış yollara sapıyor" diye uyarıda bulundu.


Son Güncelleme: Cuma, 25 Şubat 2011 13:41
 
DinBirDer’de görev değişimi PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 14 Ekim 2009 13:47

 

  

Kısa adı Din-Bir-Der olan Din Görevlileri Birliği Derneği'nde görev değişimi yaşandı.

Derneğin yeni Genel Başkanı Tokat eski Milletvekili, İlahiyatçı ve Emekli Vaiz olan Abdullah Arslan, yeni dönemde birçok hayırlı hizmete imza atacaklarını söyleyerek, kendisini göreve getiren arkadaşlara teşekkür etti. Eski Genel Başkan Lütfü Şenocak'ın iki yönetim kurulu üyesi ile istifasından boşalan bölümlere ilişkin bir araya gelen Din-Bir-Der Yönetim Kurulu, yaptığı yeni görevlendirme ile Genel Başkanlığa Tokat eski Milletvekili, İlahiyatçı ve Emekli Vaiz olan Abdullah Arslan'ı getirdi. Arslan, yaptığı değerlendirmede, kendisini göreve getiren dernek yönetimine teşekkür ederek, ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve siyasal ortamda kendilerine çok görev düştüğünü kaydetti. Ülkede manevi tahribatın özellikle gençlerde giderek arttığına dikkatleri çeken Arslan, dernek olarak bununla mücadele edeceklerini söyledi. Ülkenin her yerinde örgütlenmeyi kendilerine hedef seçen Arslan, milleti kendi özüne dönmesi için çalışmalar ortaya koyacaklarını da ifade etti.

Din-Bir-Der'de yeni yönetim şöyle oluştu: Abdullah Arslan (GENEL BAŞKAN), Habip DÜZCAN (TEŞKİLAT BAŞKANI), M. Hamdi Yıldırım (EĞİTİM BAŞKANI), Yaşar CANBAY (HALKLA İLİŞKİLER BAŞKANI), Naci KARATAŞ (TANITMA BAŞKANI), Bilal Gülmez (Genel Sekreter), Ali Tokar (Genel Muhasip),

Son Güncelleme: Pazartesi, 27 Aralık 2010 14:02
 
Niçin DİN-BİR-DER PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı   
Çarşamba, 14 Ocak 2009 11:51

Toplumumuzun Sosyal, Kültürel, Ahlaki, Maddi ve Manevi Varlıklarının Korunması İçin;

DİN-BİR-DER...

 Temel Hak ve Özgürlüklerin Muhafazası için;

DİN-BİR-DER...

 İnsanlar Arasında Barış ve Adaletin Yerleşmesi, Hakkın Hâkim Olması İçin;

DİN-BİR-DER...

 İslam'ın Kur'an, Sünnet, İcma ve Kıyas'a Göre Anlaşılması ve Anlatılması İçin;

DİN-BİR-DER...

 Toplumda Huzursuzluğa Sebep Olan Konuların Kararlaştırılması, Nedenlerinin Tespit Edilmesi, Çözüm Yollarının Ortaya Konulması ve Bunların Hayata Geçirilmesi için;

DİN-BİR-DER...

 Manen ve Madnen Kalkınmış, Ahlaklı ve Üstün Vasıflara Sahip Bir Toplum Oluşmasına Katkıda Bulunmak İçin;

DİN-BİR-DER...

Son Güncelleme: Çarşamba, 14 Ekim 2009 17:22
 
GÜNÜMÜZ GENÇLERİNİN DERTLERİ ve ÇÖZÜM YOLLARI PDF Yazdır e-Posta
BİLAL GÜLMEZ tarafından yazıldı   
Cuma, 31 Temmuz 2009 03:35

Gençlerin derdi yeni değil

Kur'an’ımızın bize verdiği Âdem’in iki çocuğuna ait örnekten yola çıktığımızda şu gerçekle yüz yüze geliriz: Şu koca dünyada iki elin parmaklarını dolduramayacak kadar az insanın bulunduğu bir zamanda da iki kardeş anlaşamamış, biri diğerine zulmetmiştir. İki gencin anlaşamaması, gençlerin ebeveynlerine ters düşmesi günümüzün meselesi değildir. Tarih kadar eski, insan kadar köklü bir sorun olarak durur gençlerin sorunları.Gençlerin sorunları üzerinde iz sürüldüğünde görülecektir ki bu bir aile sorunu, eğitim sorunu, devletinsiyaset sorunu olduğu kadar gencin kendisiyle de yaşadığı bir sorundur. Sorun bir fakirlik, zenginlik sorunu da değildir. Zengin kadar fakir çocuk da sorun yaşıyor. Bazı sorunlarda ortak oldukları noktalarbulunmakla beraber, zenginin kendine göre, fakirin de kendine göre bir sorun yumağı vardır.Daha da acayip olanı, çoğu gencin ızdırabını dindirmek için müdahale edecek birinin, o gençten ne sorunu bulunduğuna dair alabileceği bir cevabı da olmayışıdır. Gençler, bağırdıkları kadar belge çıkaramazlar. Öyle olur ki, bağırmış olmak, küsmüş olmak için küserler. Kimsenin onları anlamadığını söylerler ama bir şey anlatmazlar veya anlatamazlar. Anne babalarının anlayışsızlıklarını şikâyet ederler fakat bir şey anlatmazlar. Sessiz kalarak, protesto ederek ses getirmeye çalışırlar. Kimi saçını başını dağıtarak, kimi uyumayarak, kimi üstü başını dağıtarak rahatlamaya çalışır.

Adına ‘gençlik’ denen sürecin geneli bu tür sıkıntılarla yoğun olarak geçmektedir. Gençlerin sıkıntılarını yokuşa süren en önemli etkenler arasında anne babaların sabırsızlığı, aşırı ideal davranmaları, sözle ve talimatla ıslah etme arzuları, sözlü ve dayaklı ceza yöntemleri tercih etmelerini bir kenara bırakamayız. Ebeveynin  bu tür davranışları, servisinden önce ehil olmayanı tarafından kurcalanmış bir teknik alet durumuna düşürmektedir gençleri. Bu yüzden gençlerin ‘gençlik’ dönemlerine ait sıkıntıları ya daha uzun bir zaman almakta ya da iz bırakarak gitmektedir.

Ebeveyn, asıl sorumluluk döneminin bu dönem olduğunu unutmadan vazifesini icra etmelidir.

Çağdaş bilimlerin desteğinde gelişen pedagojik kuralların bir kenara atılmayacak kadar önemli olduğunu kabul etmemiz gerekir. Ancak bu bilimin genel olarak batılı toplumlar üzerindeki araştırmalardan esinlenerek hazırlandığını, bu nedenle de pedagojinin de doktorluk yönlerinin bulunduğunu dikkatlerimizden kaçırmamalıyız. Gençlik dönemini, sınırsız, saygısız, kuralsız geçirmeye yönelik tavsiyeleri kabullenemeyiz.

Son Güncelleme: Çarşamba, 14 Ekim 2009 20:42
 
« BaşlatÖnceki12SonrakiSon »

Sayfa 1 > 2

Rastgele Resim

DSC03210.JPG

Hava Durumu

Sayaç

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün17
mod_vvisit_counterDün85
mod_vvisit_counterBu Hafta192
mod_vvisit_counterBu Ay666
mod_vvisit_counterTüm54341
bottom

Destekleyen Joomla!. Designed by: Free Joomla 1.5 Template, personal hosting. Valid XHTML and CSS.